En Başarılı Sporcular

En Başarılı Sporcular

En Başarılı Sporcular

 

Futbol’un Yaşayan Efsanesi

Diego Armando Maradona

Diego Armando Maradona, 1960 doğumlu, dünyaca ünlü, Arjantin’li futbolcudur. 5 Aralık 1970’te, Goyo Carrizo adlı bi arkadaşı tarafından, o dönemde Los Cebollitas Takımını çalıştıran Francis Cornejo ile tanıştırılması ile başladı.Henüz 10 yaşındayken oynamaya başladığı Los Cebollitas, 136 maç boyunca yenilmedi ve bi efsaneye dönüştü.

Maradona 1982’de, 12 milyon Dolarlık rekor bir ücretle Barcelona’ya transfer oldu. Ünlü futbolcu, Nou Camp’taki ilk maçını 1982 Dünya Kupası açılışında, Belçika’ya karşı oynadı. Barcelona formasıyla başladığı sezonda, taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan Maradona’nın peşini, yaşadığı sakatlık ve hastalıklar, 2. sezonda da bırakmadı.

Maradona, 1991’e kadar formasını giydiği, İtalya’nın Napoli takımıyla sözleşme imzaladı. Arjantin’in, Dünya Kupası’nı evine götürdüğü kupada, çeyrek finalde Maradona’nın İngiltere ağlarına eliyle gönderdiği gol, uzun yıllar boyunca tartışılmaya devam etti. Golün yarattığı tepkilerin ardından, gölü attığı elini “tanrının eli” olarak tanımlayan Maradona’nın takımı, 1990 Dünya Kupasın’da finalde, Almanya’dan yenen penaltı golüyle mağlup oldu ve kupayı almadan evine döndü.

1991 yılında bir İtalya lig maçı sonrası rutin bir doping kontrolünde kokain kullandığı ortaya çıkan ve Arjantin’e dönüşünde, polis tarafından uyuşturucu bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alınan Maradona’nın kariyerindeki düşüş başladı. 1993 yılında, İspanya’nın Sevilla takımına transfer olan futbolcu, 1994 Dünya Kupası’nda oynadı. Ancak Amerika’da düzenlenen turnuvada yine illegal madde kullandığı ortaya çıkan Maradona 15 ay ceza alarak kupadan diskalifiye edildi.

Cezalı olduğu bu dönem boyunca, Deportivo Mandiyu ve Racing Club gibi kulüplerde teknik direktörlük yapan Maradona, 1995 yılında cezasının bitmesinin ardından, ilk takımı Boca Juniors’a oyuncu olarak döndü. Boca Juniors formasını terlettiği 2 sezonunun ardından Maradona, 1997’de spor hayatını çıkmaza sürükleyen kokain alışkanlığından kurtulamayınca, 37 yaşında aktif futbol kariyerini sonlandırdı.

 

En İyi Basketbolcu

Michael Jordan

 

Michael Jeffrey Jordan , 17 Şubat 1963’te Brooklyn, New York’ta dünyaya gelmiştir. Babasının en sevdiği spor olan beyzbol ile spor kariyerine başladı. Henüz 7 yaşındayken beyzbol takımı ile eyalet şampiyonluğunu ve daha sonra nicelerini kazanacağı “en değerli oyuncu” (MVP) ödülünü kazandı. Daha sonra zamanla ağabeyi Larry’nin ayak izlerini takip ederek basketbola gönül verdi.  Michael Jordan, yılın kolej takımı olan Kuzey Karolina Üniversitesi’ne gitmiştir. 1984 yılında Chicago Bulls tarafından NBA listesine kaydedilmiştir. 1984 yılında ABD Olimpiyat basketbol takımında yer almış ve ekip ile ilk altın madalyasını kazanmıştır.

Sıçrama yeteneği, özellikle All Star Organizasyonu’ndaki slam dunk yarışmasındaki faul çizgisinden potaya smaç yaρması ile, Jordan’a “Air Jordan” ve “His Airness” lakaplarını getirdi. Aynı zamanda, basketboldaki en iyi savunma oyuncularından biri olarak da ünlendi.

1991 yılında Bulls ile ilk NBA şampiyonluğunu kazandı. Daha sonra iki sezon daha, 1992 ve 1993 şampiyonluk kazanarak takımı ile, “three-peat” olarak adlandırılan, üç kez üst üste şampiyonluk başarısı kazandı. Ancak, 1993-94 sezonu başlamak üzereyken aniden, beyzbol kariyerine devam etme amacıyla NBA’de basketbol oynamayı bıraktı. 1995-96 sezonunda tekrar Bulls’a döndü ve takımına 1996, 1997 ve 1998’de olmak üzere üç kez daha üst üste NBA şampiyonluğu kazandırdı. Bu dönemde Chicago Bulls ayrıca, 1995-96 sezonunda, normal sezon iςinde 72 maç kazanarak en yüksek galibiyet oranına sahip oldu. 1998-99 sezonunda, Jordan tekrar basketbolu bıraktı, ancak iki sezon sonra 2001-02 sezonunda Washington Wizards takımının üyesi olarak tekrar basketbola döndü.

1998 sezonunu bitiriş biςimi, aɾtık yaşı iyice ileɾlemiş olan Joɾdan’ın kaɾiyeɾi iςin muhteşem biɾ sonmuş gibi gözüküyordu. Phil Jackson’ın ve Dennis Rodman’ın kontratlarının bitiyor oluşu ve Scottie Pippen’ın takımdan ayɾılmak istemesi de Joɾdan’ın emeklilik kaɾaɾı veɾmesinde etkili olan diğeɾ nedenlerdi. NBA’de biɾ lokavt yaşandığı zamanlaɾda, 1999 yılının başlaɾında, Michael Joɾdan, kaɾiyeɾinde ikinci kez, emekli olduğunu açıkladı.

 

Golf’un Efsanesi

Tiger Woods

30 Aralık 1975 tarihinde Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde dünyaya gelmiştir. Stanford Üniversitesi’nde eğitim alan Woods, 1996 yılında resmi olarak profesyonel kariyerine adım atmıştır. Stanford Üniversitesi’nde okuduğu dönemde, amatör olarak golfle ilgilenen Woods, henüz 20 yaşında iken profesyonel oldu.

1997 Masters Turnuvası’nı 12 vuruş farkla kazanarak rekor kırmıştır. Woods bu büyük turnuvayı kazanan ilk siyahi golfçü olmuştur.

Tiger’ın en önemli başarılarından biri 2000’de geldi. Tiger aynı sene 3 büyük turnuvayı kazanarak efsane golfçülerden Ben Hogan’ın 1953’de elde ettiği rekoru egale etti. Hogan aynı sene Masters, A.B.D Açık ve Britanya Açık’ı kazanmıştı. Tiger aynı zamanda PGA Şampiyonası’nı peş peşe kazanarak Denny Shute’ün 1936-37’de kırdığı rekoru da egale etmeyi başardı.

Tiger aynı zamanda Masters’ın gelmiş geçmiş en genç şampiyonu oldu.  21 yaşından 3 ay 14 gün aldığında bu genç adam Masters kupasını havaya kaldırdı.

Tiger Woods ve basketbolun efsanesi Michael Jordan bu ödülü 3’er kez kazanan ilk isimler oldu. 2000’de Dünya’nın en saygın haber ajanslarından bir diğer Reuters tarafından “Yılın Spor Adamı” seçilen Woods 1997’de ise Amerika’nın önde gelen spor kanalı ESPN tarafından “Yılın Erkek Sporcusu” ödülünü aldı. Laureus Spor Ödülleri’nden de bir seri yapan Woods bu saygın ödülü 1999 ve 2000’de kazanarak “Yılın Spor Adamı” seçildi.

PGA Tur’dan da 1997, 1999, 2000, 2001, 2002, ve 2003’de “Yılın Sporcusu” ödüllerini alan Woods 30 yaşına gelmeden önce golfün yaşayan “efsanesi” olmayı başardı.

 

Suda Uçan Genç Adam

Michael Phelps

Michael Phelps 30 Haziran 1985 tarihinde ABD’de dünyaya geldi.

5 yaşındayken hiperaktiflik tedavisine yardımcı olması için başladığı yüzme, onu genç yaşta tüm dünyanın tanıdığı bir olimpiyat şampiyonu yaptı. 2000 yılında, 70 yıldır Olimpiyat oyunlarında yarışan en genç Amerikalı yüzücü unvanını elde etti.

Phelps, 2001 yılında 200 metre kelebekte dünya rekorunu kırdı. Henüz 15 yaşındayken ABD Milli Takımı’na çağrıldı.

Bundan dolayı liseye bir sene ara vermek zorunda kaldı. 2003 senesinde liseden mezun olduktan sonra  2004 senesinde antrenörünün peşinden Michigan Üniversitesi’nde okumaya başladı.

Katıldığı ilk olimpiyat müsabakalarında 2004 senesinde Atina’da 6 altın, 2 bronz madalya kazanarak tarihe geçti.

Aynı zamanda Michael Phelps, olimpiyat oyunlarında en çok altın madalya kazanan sporcudur.

Şu ana kadar yaptığı yarışmalarda sadece 6 yarışmayı kazanamadı.2008 yılında Pekin’de ABD’li yüzücü Mark Spitz’in Münih’te 19872 yıında 7 altın madalyayı geçerek 8 altın madalya kazanarak tarihte bir ilk yapmıştır.

2004 yılında alkollü araç kullandığı gerekçesiyle tutuklandı. Şubat 2009’da esrar kullandığı için yüzme federasyonu tarafından üç yıl boyunca yarışlardan men edildi.

Eylül 2014’te ise Baltimore’da yeniden alkollü araç kullanma ve hız yapma nedeniyle tutuklandı ve 6 ay boyunca yarışlardan men edildi.

7 Ağustos 2016’da, Phelps, Rio’daki 19. Olimpiyat altın madalyasını, erkekler için 400 serbest stil rölenin ikinci ayağıyla kucakladı. Hem 200 metrelik kelebeği hem de Conor Dwyer, Townley Haas ve Ryan Lochte ile birlikte 4×200 metrelik serbest tasarım rölesinde altın madalya kazanmaya devam etti.

Michael Phelps 2016 Yaz Olimpiyatları’ndan sonra veda ettiğini açıkladı.

 

Atletizim’in Efsanesi

Usain Bolt

21 Ağustos 1986 tarihinde Jamaika‘da Trelawny’ye bağlı Sherwood Content kasabasında doğmuştur.  ilkokulda iken 100 metre mesafeyi en hızlı koşan öğrenci idi.

Liseyi William Knibb Memorial Lisesinde okurken spor ve atletizm ile ilgilenmeye devam etti. Kriket ve futbola ilgi duymasına karşın, eski bir 100 metre atleti olan Pablo McNeil’ın yönlendirmesi ile atletizme yöneldi.

Bolt ilk madalyasını Lise Şampiyonası’nda, 200 metredeki 22,04’lük derecesi ile aldı. Uluslararası alandaki ilk madalyası Karayip Oyunları sırasında kazandığı gümüş madalyadır. Jamaika adına katıldığı bu yarışta 400 metrede 48,28 ile en hızlı zamanını yaptı.

İlk olarak 2002 Dünya Gençler Atletizm Şampiyonası’nda 200 m yarışını birinci olarak bitirdi ve dikkatleri üzerine çekti. 2007 yılında Osaka, Dünya Atletizm Şampiyonalarında 200 metreyi 19.75 ile koşarak Jamaika ulusal rekorunu kırmıştır. 2008 yılında Pekin, Olimpiyat Oyunlarında 100 metreyi 9,72 ile koşarak dünya rekoru kırdı. sonra da 200 metreyi 19.32 saniyede koşarak dünya rekoru kırdı. 2009 Dünya Atletizm Şampiyonası’nda, kendine ait olan 100 m ve 200 m dünya rekorlarını 9.58 ve 19.19 saniyelik dereceleri ile geliştirdi.

Çin‘in başkenti Pekin‘de düzenlenen 2015 Dünya Şampiyonası 200 metre finalinde Usain Bolt, 19.55’lik derecesiyle altın madalya kazandı. Yarış öncesinde 11 madalyayla (9 altın ve 2 gümüş) “Dünya Atletizm Şampiyonası tarihinin en fazla madalya kazanan sporcusu” ünvanını elinde bulunduran 29 yaşındaki Bolt, koleksiyonuna bir altın madalya daha ekledi.

15 Ağustos 2016 Tarihinde Rio’daki Yaz Olimpiyatlarında 100 Metre finalinde 9.81’lik derecesiyle Altın madalyayı alarak, Olimpiyatlar tarihinde üst üste 3.kez 100 metre erkeklerde altın madalya kazanan tek sporcu olarak tarihe geçti.

Usain Bolt, 2017 dünya şampiyonası sonrasında emekli olacağını açıkladı.

Usain Bolt emekli olduktan sonra futbolcu olma hayallerini gerçekleştirmek için Güney Afrika’nın profesyonel futbol takımlarından Mamelodi Sundowns ile antrenmanlara çıkmış ve  Mamelodi Sundowns takımıyla anlaştığını duyurdu.

 

En İyi Kadın Tenisçi

Serena Jameka Williams

Serena Jameka Williams, 26 Eylül 1981 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Michigan eyaletine bağlı, Saginaw şehrinde dünyaya gelmiştir.

Kadınlar tenisinin 1 numaralı raketi olan Williams, kendisine, Martina Navratilova’yı örnek aldığını deklare etmiştir.

Serena Williams  en çok kazanan sporcu olma özelliğine sahip aynı zamanda  henüz 14 yaşında iken profesyonel olarak bu alanda da en genç profesyonel olan bayan sporcu olma özelliğine de sahiptir. Sağ elini kullanmasına karşın solakların performansından daha iyi bir performans sergileyen Serena Williams bu bakımdan da ciddi bir şekilde ilgi çekmiştir. 1995 yılında profesyonel olan Williams ilk kez 2002 yılında dünya bir numarasına yükselmiş ve 2015 yılı itibariyle de bu alandaki konumunu korumayı sürdürmüştür.

”Kortların Kraliçesi” olarak adlandırılan, Serena Williams, 19 kez tek bayanlarda 13 kez de çiftlerde iki kez de karışık çiftlerde Grand Slam turnuvası kazanarak ciddi bir başarının altına imza atmayı başarmıştır.

Fransa Açık’ta ise, 2 kez mutlu sona ulaşan Williams, Amerika Açık’ta 6 ve Wimbledon da ise 5 kez şampiyonluk sevinci yaşayarak Amerika Birleşik Devletleri tenis tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı sporcusu olmuştur.

2017 yılında Avustralya Açık Tenis Turnuvası’nın finalinde kardeşi Venüs Williams’ı mağlup ederek 23’üncü kez Grand Slam şampiyonu oldu. Böylece Graf’in rekorunu da egale etmeyi başardı.

2017 yılında ESPY En İyi Kadın Tenisçi Ödülünü almıştır.

 

Voleybol’un Messi’si

Neslihan Demir

09.12.1983 Eskişehir doğmuştur. Sporcu Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezundur.

Voleybola 1995 yılında Eskişehir DSİ’de başladı. 14 yaşında iken, ilk transferini yaptı ve Yeşilyurt Spor Kulübü’nde oynamaya başladı. Yeşilyurt’da 4 sene forma giydikten sonra 2002’de transfer olduğu Vakıfbank Güneş Sigorta’da oynarken yıldızı parladı. Bu kulüp altında 2 şampiyonluk, 1 Top Teams Cup kazandıktan ve 2006 yılında Cannes’da düzenlenen Indesit Şampiyonlar Ligi Final Four’unda forma giydi.

Dünyada Neslihan için kullanılan bazı lakaplar ise şöyledir: ” Voleybolun Messi’si, Demir Lady, Çekiç…” Türkiye’de ise Neslihan’a “Türk Voleybolunun Demir Lady’si” denir.

Millî formayı ilk olarak Genç Millî Takım’da giydi. İlerleyen yıllarda başarılı oyunuyla A Millî Takım’ın değişmez ismi oldu. İlk A Millî takım formasını 16 yaşında giydi. Türkiye’nin katıldığı tüm şampiyonalarda, Neslihan smaçları ile millî takıma sayılar kazandırdı. Sağ kolunu neredeyse hiç kullanmadığı halde güçlü hücum oyunuyla Millî Takım’ı pek çok maçta sırtladı.

Millî takımlar düzeyinde Dünya Şampiyonası’nda 2 sene art arda en skorer oyuncu ünvanını kazanan tek oyuncudur. 2006 Dünya Şampiyonası’nda 225, 2010 dünya şampiyonasında 251 sayıyla en skorer oyuncu ödülünü almıştır.

Romanya’nın başkenti Bükreş’te oynanan Final Four üçüncülük maçı sonrası kariyerini sonlandıran, Türkiye voleybol tarihinin en başarılı sporcularından biri Neslihan Demir, gözyaşları içinde voleybola veda etti.

 

Bilardo’nun Prensi

Semih Saygıner

Semih Saygıner 12 Kasım 1964 yılında Adapazarı’nda doğmuştur. Babası tüccar ve terzidir. Annesi O 14 yaşındayken trafik kazasında annesini kaybetmiştir. Bu nedenle okuluna ara vermiştir. Bir sene sonra yeniden sınavlara girmiştir. Endüstri meslek lisesinin elektrik bölümüne girmiştir.

16 yaşındayken bilardoya başlamıştır. Amatörlük yıllarında çeşitli şampiyonalara katılmıştır. Bilardo Şampiyonası olarak düzenlenen etkinliklerde kendini göstermiştir. Okulu bırakmak zorunda kalması ve bilardoya yönelmesi onun hayatında dönüm noktası olmuştur. Bilardo, onun ruh dünyasının düzelmesinde önemli bir yere sahiptir.

Bilardo şampiyonalarında gösterdiği performansla başarılar elde etmiştir. 17 yaşındayken arkadaşlarının ikna etmesi ile İstanbul genelinde yapılan şampiyonalara katılmıştır. Birinci olarak kendini göstermiştir. Bilardodan kazanç elde edememesi abisinin yanında müteahhitlik çalışmaları yapmasına neden oldu. Askere gidip geldikten sonra bilardodan kopamayacağını anlamıştır.

Bu nedenle bir bilardo salonunda çalışmaya başlayarak hem para kazanma hem de antrenman yapma fırsatı bulmuştur. Uluslararası müsabakalara katılmıştır. Türkiye’de önemli başarılar elde etmiştir. Dünya Şampiyonasına katılarak ilk derecesini elde etmiştir. 1993 yılında gelen başarısıyla daha çok çalışmaya başlamıştır.

Türkiye ve dünya genelinde çok büyük başarılara imza atarak dünya sıralamasında üst sıralara kadar yükselmiştir. Günümüzde bilardo alanında en önemli isimler arasında ilk sırada gelen bir kişi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Dünya bilardo camiasında ‘Mr. Magic’ ve ‘The Turkish Prince’ lakaplarıyla anılan Saygıner’in, Bilardo Literatürü’ne geçmiş 42 özel vuruş tekniği var. Başarılı oyuncu Hollanda Ligi’nde oynamaya devam ediyor.

 

Boks’un Kralı

Muhammed Ali

Esas adı Cassius Marcellus Clay Jr’ dır. 17 Ocak 1942 tarihinde ABD‘nin Kentucky eyaletinin Louisville şehrinde doğmuştur.

Henüz 12 yaşındayken 1954 yılında boksla tanışmış ve kısa zaman içinde amatör dövüşlere adını yazdırmıştır. Amatör ligde çıktığı 167 maçın 161’ini kazanarak bir rekor kırar. Yine 1960’ta Roma‘da ağır hafif sıklette altın madalyayı alarak profesyonel lige geçiş yaptı. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

1964 yılında 22 yaşındayken, dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Sonny Liston‘u yenip Dünya Şampiyonu oldu. İşte bu zaferden sonra dinini değiştirip İslam dinine geçti ve Muhammed Ali ismini aldı.

Vietnam’a savaşa gitmediği için cezalandırıldı. Muhammed Ali, bokstan koptuğu yıllarda üniversite üniversite dolaşıp konferanslar verir, mevzu boks olsa da yeri geldikçe İslâmiyet hakkında bir şeyler anlatmaya çabalar. Durum böyle olunca birkaç maç sonra silinip gideceğine inandıkları için Ali’nin lisansını 1967 yılında iade ederler.

Ringdeki zaferler zincirine 1970 yılında Jerry Quarry‘i yenerek başlar. Ardından 1971 yılında Joe Frazier ile yaptığı maçı üstün bitirmesine rağmen hakemler rakibinin elini kaldırırlar. Ken Norton ile yaptığı maçta çenesi kırılır, maçı bırakmak zorunda kalır. Herkes Ali’nin bittiğini söylerken 1974 yılında Frazier’i eze eze yener ve rövanşı alır.

Ardından Zaire‘de 1974’te Foreman’ı, 1975 yılında Joe Frazier ile yaptığı maçı ve Dünya Şampiyonluğu ünvanını alır. 1977 yılında Leon Spinks‘e yenilip ünvanını kaptırır. 1978’de L. Spinks’i yenip Dünya Şampiyonluğu ünvanını geri aldı. Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve yaptığı toplam 61 maçın 37’si nakavt olmak üzere 56‘sını kazandı.

1981 yılında emekliye ayrıldığını duyurdu. Kendini hayır işlerine adadı.

Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan’daki çiftliğinde gözlerden ırak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği “Bütün zamanların en iyisiyim” lafını ispatlayarak bir efsane oldu. Kendi deyimi ile “bütün zamanların daha iyisini dünya henüz görmemiştir.

 

Tenis’in Efsaneleri

Roger Federer

8 Ağustos 1981’de İsviçre’nin Basel şehrinin merkezindeki Münchenstein dünyaya geldi. Roger Federer, tenis oynamaya sekiz yaşında başladı.

Onüç yaşında İsviçre Gençler şampiyonu olmasının ardından evden ayrılarak İsviçre Ulusal Tenis Akademisi’nde eğitime başladı. 16 yaşındayken dünya çapında gençlerde bir numaralı tenisçi olmuştu. 1998, Federer’in gençler turnuvalarındaki son yılıydı. Finali, Wimbledon Juniors’u ve prestijli sezon kapanışı Orange Bowl‘u kazanarak yaptı. 1998 sezonunu ITF Dünya Gençler Şampiyonu olarak bitirdi ve böylece profesyonel kariyerine adım atmış oldu.

İlk ATP turnuvasını 2001 şubatında Milano’da kazanan Federer’in, bu turnuvadan sonra dünya erkekler tenis sıralamalarındaki hızlı yükselişi başladı.

2003 yılında, ilk kez katıldığı ve Mark Philippoussis’i yenerek kazandığı Wimbledon’daki Grand Slam turnuvasının da bulunduğu altı turnuva kazandı. 2004’de koçsuz oynayan Federer, aralarında Wimbledon, Amerikan Açık, ve Avusturalya Açık’ın bulunduğu çok önemli dört turnuvanın üçünü kazanarak dünyanın bir numaralı erkek tenisçisi oldu.

Aynı zaman da 2003 yılında, amacı özellikle Güney Afrika‘daki çocuklar yararına üretilen projelere destek sağlamak olan Roger Federer Foundation‘ı kurdu. 2005 yılında Tsunami bölgesindekilere yardım için tenis oyuncularını maç yapmak için harekete geçirdi. UNICEF yararına imzalı raketlerini satışa çıkarttı.

İlerleyen kariyerinde birçok başarı elde eden Federer, ülkesi adına katıldığı 2008 Beijing Yaz Olimpiyatları’nda ‘çiftler’ kategorisinde partneriyle birlikte altın madalyanın sahibi oldu. Aynı zaman da Haziran  2008- 2014 arası ATP Oyuncu Konseyi Başkanı olarak görev yaptı.

2012 Lonra Yaz Olimpiyatları’nda ise ‘tekler’ kategorisinde gümüş madalya kazandı.

Londra Pazarlama Okulu tarafından 2015 yılında dünyanın en pazarlanabilir spor yıldızı olarak adlandırıldı.

2017 senesinin Ocak ayında Melbourne kentinde düzenlenen turnuvanın Avustralya Açık tek erkekler finalinde Roger Federer, Rafael Nadal’ı 3-2 yenerek şampiyon oldu. Tarihin teklerde en fazla Grand Slam turnuvası kazanan erkek tenisçisi olan İsviçreli tenisçi, rekorunu 18 şampiyonluğa çıkardı.

2017 Avustralya Açık tenis turnuvası sırasında 10 Galibiyete ulaşarak ATP’deki ilk aktif oyuncu seçildi.

 

Rafael Nadal

Rafael Nadal, 3 Haziran 1986 tarihinde Mallorca, İspanya’da dünyaya geldi.

Tenise olan yeteneği henüz 4 yaşındayken fark edilen Nadal, babasının antrenörlüğünde çalışmaya başladı.

Halen babasıyla antreman yapan Nadal, genç yaşlarında yerel başarılar elde ettikten sonra, adından dünya genelinde ilk defa 17 yaşında oynadığı 2003 Monte Carlo Master Series turnuvasıyla söz ettirdi.

Ayrıca Nadal, bir grand slamı dokuz kez kazanan ilk isimdir.

Nadal, 2004 senesinde Sopot turnuvasını kazandı.

2005 senesinde de, aralarında Fransa Açık ve dört Master Serisi (Roma, Monte Carlo, Madrid, Montreal) turnuvasının da olduğu toplam 11 şampiyonluk elde etti.

2005 senesini dünya sıralamasında Roger Federer‘in ardınan ikinci sırada bitiren Nadal, 2006’da Dubai finalinde en büyük rakibi olan Federer’i devirerek İsviçreli raketin sert zemindeki 56 maçlık galibiyet serisini sonlandırdı.

Rafael Nadal, bir sezonda toprak, çim ve sert zeminde grand slam kazanan tek erkek tenisçi olması nedeniyle “Toprağın Kralı” olarak bilinmektedir.

Nadal, 2008 yılında aynı zamanda Wimbledon tenis turnuvasını da kazanarak Fransa Açık Tenis Turnuvası haricindeki ilk Grand Slam turnuvası şampiyonluğunu elde etti.

2009 senesinde Avustralya Açık’ı kazanana Nadal’ı ertesi yıl da Amerika Açık’ta şampiyon olarak Grand Slam koleksiyonunu tamamladı ve 4 Grand Slam’i de kazanan tarihteki 7. oyuncu oldu.

Nadal, 2013 yılında Fransa Açık’ta erkekler finalinde vatandaşı David Ferrer’i 6-3/6-2/6-3 ile geçerek sekizinci kez Roland Garros şampiyonu oldu. Bu sonuçla tarihte ilk kez bir Grand Slam’i sekiz kez kazanmayı başaran tenisçi oldu.

2016 Rio Yaz Olimpiyatları’nda partneriyle birlikte ‘çiftler’ kategorisinde altın madalya kazanan sporcu, ‘tekler’ kategorisinde ise bronz madalyanın sahibi oldu.

 

Tenis’in Altın Kızı

Simona Halep

Simona Halep (d. 27 Eylül 1991, Köstence, Romanya), genç Rumen tenisçi. 2008 yılında Fransa Açık’ta finalde vatandaşı Elena Bogdan’ı yenerek Kızlar Tekli şampiyonu olmuştur.

2012 yılının sonunda dünya klasmanında ilk 50 içine girmeyi başarmıştır. Ağustos 2013’te ise ilk 20’ye, ardından Avustralya Açık‘ta çeyrek finale ulaşmasıyla Ocak 2014’ten sonra ilk 10’a girdi. Halep, 6 WTA turnuvasını aynı yıl içinde 2013’te kazanmıştır. WTA’da en çok gelişme gösteren tenisçi olmuştur. ESPN tarafından düzenlenen 2013 yılı en çok gelişme gösteren tenisçisi unvanını da almıştır.

Halep 2014 Fransa Açık‘ta final oynamıştır. İlk Grand Slam finalinde süper yıldız Maria Sharapova ile oynamış, maçı 3 set sonucunda kaybetmiştir. O yıl dünyanın en prestijli tenis turnuvalarından sayılan Wimbledon’da yarı final oynamış, ancak Eugenie Bouchard’a kaybetti.

2016 yılının ilk kupasını Madrid Açık da kazanmış olup 12 WTA şampiyonluğunu elde etmiş oldu.

2018 yılında Avustralya Tek kadınlar şampiyonasında rakibine yenilerek şampiyonadan ikinci olarak ayrılmıştır.

 

Halter’in En İyi Sporcusu

Naim Süleymanoğlu

23 Ocak 1967 tarihinde Bulgaristan’ın Mestanlı Belediyesi’ne bağlı Ahatlı’da doğdu. Haltere 1977 yılında başladı. 15 yaşında Brezilya’da düzenlenen dünya gençler halter şampiyonasında 52 kiloda iki altın madalya alarak şampiyon oldu. Onaltı yaşında rekor kırarak yine şampiyon oldu. Böylece halter tarihinde en genç dünya rekortmeni unvanını aldı.

1983-1986 arasında gençlerde 13, büyüklerde 50 olmak üzere 63 rekor kırdı. Yine bu dönemde Dünya ve Avrupa şampiyonalarında 52,56,60 kilolarda şampiyonluklar yaşadı. 1984, 1985 ve 1986’da dünyada yılın haltercisi seçildi. 1986’da Sydney’de düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası’nda Türkiye Büyükelçiliği’ne sığınarak Türkiye’ye iltica etti.

1988’de Avrupa Halter Şampiyonası’na Türkiye adına katıldı ve üç altın madalya kazandı. Bunun yanında 60 kg’de koparmada 150 kg kaldırarak dünya rekoru kırdı.

1988 Seul Olimpiyatları’na Türkiye adına katılabilmesi için Türk hükümetince Bulgaristan’a 1 milyon dolar ödenerek gerekli izin alındı. Bu olimpiyatlarda 60 kg koparmada sırasıyla 145 kg, 150.5 kg, 152.5 kg, silkmede 175 kg, 188,5 kg, 190 kg, toplamda da 320 kg, 339 kg, 342.5 kg kaldırarak 9 dünya 6 olimpiyat rekoru kırarak muhteşem bir zafer elde etti. Böylece Türkiye olimpiyatlar tarihinde güreş dışında ilk altın madalya kazandıran sporcu oldu.

1992 Barcelona Olimpiyatları’nda rakiplerine ezici üstünlük sağlayarak altın madalyayı Türkiye’ye kazandırdı. Aynı yıl Uluslararası Halter Basın Komisyonu tarafından “Dünyanın En İyi Sporcusu” seçildi.

1993 Dünya Şampiyonasında ise 3 altın madalya kazanırken 2 de dünya rekoru kırdı. 1994’te Bulgaristan’da yapılan Avrupa Halter Şampiyonası’nda sadece üç kaldırış yaparak üç dünya rekoru kırdı.

1996 Atlanta Olimpiyatları’nda 64 kiloda 4 dünya rekoru kırarak 3. kez olimpiyatlarda madalya kazanarak tarihe geçti.

Sidney Olimpiyatları’nda sakatlığı nedeniyle pek bir başarı gösteremedi. Uluslararası Halter Federasyonu’nun 7-9 Aralık 2000’de Atina’da toplanan kongresinde astbaşkanlığa seçildi.

Süleymanoğlu, son olarak beyindeki kanama ve buna bağlı artan ödem nedeniyle 11 Kasım’da acil ameliyata alınmıştı.

18 Kasım 2017 tarihinde vefat etmiştir.

 

Asrın Güreşçisi

Hamza Yerlikaya

3 Haziran 1976 yılında Sivas’ın Kasıköy’ün de dünyaya geldi.

1986-1996 yılları arasında ilk kulübü İstanbul Demirspor’ da güreşti. Değerli Antrenörler Salih BORA ve Muzaffer AYDIN başarılarının mimarları olarak katkıları büyüktür. 1996-1997 Silahlı Kuvvetlerde (Ankara) vatani görevi devam ederken Türk Askeri olarak sivil bir olimpiyatta altın madalya alarak Türk Spor tarihinde bir ilke imza atmıştır. Hamza Yerlikaya, Uluslararası Güreş Federasyonu (FILA) tarafından 1996 yılında ”Asrın Güreşçisi” unvanına layık görülmüştür.

1998’de Emlâk Bankası’nda, 1999 İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde memur, 2006’da Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nde Müşavir olarak hizmet verdi. Uzun yıllar güreş sporu ile uğraştı birçok uluslararası başarılara imza attı. 2000’den fazla milli mayoyu giydi. Büyükler kategorisinde 8 Avrupa, 3 Dünya ve 2 Olimpiyat Şampiyonluğu kazandı. Büyükler kategorisinde 17 yaşında Dünya Şampiyonu olan tek güreşçi unvanına sahip oldu

Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu sporcu 22 Temmuz 2007 tarihli genel seçimlerde AK Parti’den (AKP) memleketi Sivas’tan 23. dönem milletvekili seçilmiştir.

Eski dünya ve olimpiyat şampiyonu güreşçi Hamza Yerlikaya 2015 yılı itibari ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanı olmuştur. Bugün ise yine Başkan Recep Tayyip Erdoğan‘ın atamasıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı Yardımcılığına getirildi.

8 Kasım 2018 / by / içinde
Yorumlar

Comments are closed here.